AKTÜEL / Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AKTÜEL / Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2008 Pazar

Diyarbakır´da Terör - Bir Yer Astrolojisi Klasiği

Bir olayın etkisi geçmeden bir başkasıyla sarsıldık ve bu kez gerçekten de çok acı bir hadise ne yazık ki ülkemizde gerçekleşti. ASC´sine Pluto yerleşmiş bir astrolojik haritaya sahip olan Türkiye´nin, bundan sonra Pluto´nun daha farklı konularıyla anılmasını ümit ediyoruz.

Konumuz astroloji olduğundan, bu yazıda çeşitli yöntemleriyle yer astrolojisinin olaya ilişkin olarak ne denli tam çalıştığına dair bir inceleme bulacaksınız. Ama öncelikle kent merkezine ilişkin olarak çok kısa bir bilgi verebiliriz:

„Günümüz Diyarbakır kenti surların kuşattığı eski kent ve surların dışında kalan yeni kent(ten oluşmaktadır). Eski Diyarbakır'ın asıl yerleşme ve ticaret alanı içkale dışında, ama yine surlarla çevrili kesimdedir. Sur içine sıkışmış Diyarbakır'ın sur dışına genişletilmesi ilk olarak Vali Hatunoğlu Kurt İsmail Paşa tarafından düşünülmüş ve sur dışına Vilayet Konağı, hastane ve kışla gibi bazı yapılar yapılmıştır. Demiryolunun Diyarbakır'a ulaşması ve Dicle Üniversitesinin kurulması ile sur dışına yayılmaya başlamıştır.“ (1)

Diyarbakır merkez olarak anılan yerde, „Sur“ ve „Yenişehir“ beldeleri bulunuyor. Ancak coğrafi konum olarak Diyarbakır merkez (37' 55. 263K --- 040' 13. 289D), surların hemen önünde bulunan yer. Bunu alttaki haritalarda da göreceksiniz. Yenişehir ise, aslında Diyarbakır´da yaşamın aktığı, kentin en işlek yerlerinin, ticaret merkezlerinin…vs. bulunduğu Ofis semtini ve patlama yerini de içine alan belde. Dolayısıyla, gerçekte merkezin dışa kaymasından bahsetmek zor değil, çünkü Ofis semti, aslında Diyarbakır´ın merkezi olarak anılıyor. Ama tabi ki coğrafi koordinat olarak Diyarbakır merkez = Yenişehir değil. Bunları şu sebeple yazdık: Bu çalışmanın başında, kentin merkezi olarak belki de Yenişehir´in alınması gerektiği düşünülmüştü, çünkü en önemli yerler bu beldede bulunuyor. Ancak sonradan alttaki haritalar coğrafi konuma göre çıkartılmaya karar verildi ki doğrusu da zaten buydu. Dolayısıyla biz de Yenişehir´den vazgeçmek durumunda kaldık. (2) Bunu dip not olarak ekleyelim.

Şimdi, olayı astrolojik olarak ele alma maksadıyla olay anı haritasını verebiliriz:

Harita 1. Diyarbakır Patlama Anı, 3 Ocak 2008, 16:48:30

İlkin, yükselen burç yöneticisi Ay´ın Akrep´te konumlanmış olduğu görülüyor. Akrep´in saldırı, terör, ölüm…vs. gibi konularla ilişkili olduğunu biliyoruz. Bunun dışında patlamada çocukların da ölmüş olması Ay´ın V. ev konumuyla açıklanıyor.

Haritanın VII. evinde, yani düşmanlar evinde konumlanmış Merkür XII ve III. evlerin sahibi. Bu pozisyon da, düşmanlığın, düşmanca eylemin temelinde bir yanılgının (=XII. ev) ve yolun, kısa yolculukların (=III. ev) olabileceğini gösteriyor ki bu menfur eylemin amacının tamamen askeri ve sivil kesimler üzerinde yıldırma yaratmak olduğunu basın ve yayın organlarından biliyoruz; patlamada öğrencilerin bulunduğu binanın önüne park edilmiş bir kamyonetin olması ve öğrencilerin ders saatinin henüz bitmemiş olması sebebiyle dışarıda bulunmamaları, can kaybının çok daha fazla olmamasına neden oldu.

Öte yandan madem bu bir eylem haritası, dolayısıyla VIII. eve de bakmak zorundayız: Evin yöneticisi Satürn, aynı zamanda VII. evi de (=düşmanlar) yönetiyor ve III. evde bulunuyor. III. evin yol, (kısa) yolculuk gibi anlamları karşıladığını yukarıda açıklamıştık; demek ki eylemin (=VIII. ev) III. evle bir ilişkisi var. VIII. evde ayrıca KAD ve Neptün de bulunuyor ancak bunun anlamını daha sonra göreceğiz. Bir başka ayrıntı olarak, düşmanlık anlamına gelen VII. evin eski Mısır´da ayrıca ölümü de anlatmasıdır. (3) Kaldı ki terör olaylarında Mars´tan ziyade Satürn belirleyicidir. (4) En azından, WTC saldırısında Satürn – Pluto (=büyük terör) ve Diyarbakır´da da Mars – Pluto (=küçük terör) karşıtlığı olduğunu biliyoruz.

Peki ama bu anı önceden tespit edebilme gibi bir şansa sahip olabilseydik, olayın kentin neresinde gerçekleşeceğini nasıl öngörebilecektik? İşte tam bu noktada Local Space horoskoplarını devreye sokabiliriz. (5)

Harita 2. Olay Anı Yerleşim Merkezli Horoskop, Diyarbakır (6)

Harita 2, Google Earth´le çıkarıldı. Cumhuriyet gazetesine göre, terör örgütünün kanlı saldırısı, insanların yoğun olarak bulunduğu Selahattin Yazıcıoğlu caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dedeman oteli, 7. Kolordu Komutanlığı, helikopter pisti, Diyarbakırspor Klubü, Arkeoloji müzesi, askeri lojmanlar, eski Ohal Valilik konutu, özel sağlık kuruluşu, Diyarbakır Galeria alışveriş merkezi, Semse Allak parkı gibi yerler bulunuyor. (7)

Şimdi esas noktaya gelelim: Haritayı çıkarıp ta resimdeki gibi tam olarak Diyarbakır il merkezine yerleştirdiğimizde, yukarıda bahsettiğimiz Satürn´ün birebir askeri lojmanların üzerinden geçtiği görülüyor. Patlama ise lojmanlara 100-200 m. kala vuku buldu, yani devede kulak bile daha uzak bir mesafede bulunuyor. Dolayısıyla burada olağanüstü bir örtüşme söz konusu.

Alttaki map24 programıyla çıkartılan harita 4 ise yukarıdaki resmin bir farklı versiyonudur; yeri daha rahat görebilesiniz diye buraya eklendi. Harita 4´te, Satürn hattının aslında tam olarak olay yerinden geçmediğini göreceksiniz. Bunun da sebebi, map24 yazılımının (=Harita 3 ve 4) sadece sokaklar için kullanıldığında sorun yaratmaması, ancak üzerine buradaki gibi ikametgâh horoskopu (=Harita 4) konulduğu zaman uzak alanda sapma yapmasıdır ve bu yüzden, yani Google Earth harici kolay ve hassas olan başka bir yazılım olmadığından yukarıdaki haritayı (= Harita 2) birincil kaynak olarak aldık. (8)

Harita 3. Olay yeri ve askeri lojmanlar – Diyarbakır (map24) (9)


Harita 4. Olay Anı Yerleşim Merkezli Horoskop (map24 versiyonu), Diyarbakır


Resim 1. Dedeman otelinin penceresinden olay yerinin fotoğrafı ve Satürn (10)

Peki ama, bir başka önemli sorun daha çıkıyor; olayın Diyarbakır´da gerçekleşeceğini nereden bilecektik? İşte bu en önemli sorunun cevabını en iyi şekilde verebilmek için, birkaç önemli incelemeden yola çıkmak durumundayız:

Öncelikle ana görünümü almalıyız çünkü küçük olan her zaman büyük olana tabi olmak zorundadır. Buradan hareketle, Diyarbakır´daki patlama bilindiği üzere Mars – Pluto karşıtlığında meydana geldi.

Harita 5. Mars karşıt Pluto Tam An Haritası, 2 Ocak 2008, 23:23, Ankara

Öncelikle, bu haritaya sadece şöyle bir bakalım ve şimdilik detaylarla ilgilenmeyelim. Çünkü şu anda yapmamız gereken bu haritaya değil, bilakis bu ana göre çıkartılmış „Mars karşıt Pluto tam an kartografi haritası“na odaklanmak:

Harita 6. Mars karşıt Pluto Tam An Kartografi Haritası, 2 Ocak 2008, 23:23, Ankara

Türkiye haritası üzerinde belirli astrokartografik hatlar görüyorsunuz; Mars MC ve Pluto IC hatları batı Türkiye´nin en uç kesimleri, Jüpiter IC yaklaşık olarak iç batı ve Güneş IC hattı ise tam olarak Diyarbakır merkez ve o hatta bulunan iller üzerinden geçiyor. Yani Mars karşıt Pluto görünümü, tesirini bahsi geçen bu hatlarda gösterecek. Böylece, şu ana kadar 81 illik devasa bir alanı en azından birkaç kentle sınırlayabilmiş bulunuyoruz ki, bu bile elimizde hiçbir şey olmamasından çok daha iyidir.

Peki ama, Mars MC ve Pluto IC hatları dururken, neden özellikle Diyarbakır´ı yani Güneş IC hattını aramak zorundayız? Olayın Diyarbakır´da olacağını nereden bileceğiz?

Bu soruya tam olarak cevap verebilmek için mantığı ve diğer koşulları da hesaba katmak zorundayız. Öte yandan zaten, Batlamyus´un da 1900 sene önce belirtmiş olduğu gibi, sağlıklı bir öngörü astroloji dışındaki çeşitli faktörlerin de uygun biçimde biraraya gelmesiyle daha rahat yapılamaz mı? Dağ başında insanlardan, olaylardan bihaber yaşayan bir astrolog düşünün; böyle bir insanın öngörülerde başarılı olabilme ihtimali ne kadardır?

Tekrar konuya dönelim: Öncelikle, bilindiği üzere Pluto ve Mars örnekteki gibi biraraya gelirlerse yıkım kaçınılmaz olabilir; en nihayetinde Mars´ın bombalarla ve Pluto´nun da terörle alakalı olduğu astrolojiye yeni başlayanların dahi bildikleri bir konudur, sonuçta „zarar“ kelimesinin her defasında kendileriyle anıldığı 2 planetten bahsediyoruz. Buradan hareketle, ülkenin geçirdiği şu zor günlerde ve hele ki askeri harekat ta mevcutken, ülkenin doğu illerinin terör konularında listenin ilk sıralarında yeraldıkları gizli saklı birşey değildir. Bu durum, yukarıda bahsedilen astroloji dışındaki diğer etkenleri de değerlendirmeye katma durumudur.

Ancak ikinci bir husus var ki çok daha önemli. Onu da açıklamak için bir başka yönteme başvurmak zorundayız ki o da, Mars karşıt Pluto tam an haritasını Türkiye haritası üzerinde göstermek:

Harita 7. Mars karşıt Pluto Tam An Haritası + TC Doğum Haritası

Öncelikle tam an haritasında konunun terörle ilişkili olduğunu tespit etmiştik. Yani bunu, bir diğer deyişle, Türkiye Cumhuriyetine yönelik bir saldırı, bir eylem olarak değerlendirebiliriz. Demek ki TC haritasında terörle, zararla ve yıkımla alakalı planetlerin ve/veya noktaların, tam an haritasındaki planetler tarafından tehdit edilip edilmedikleri araştırılmalıdır.

Ama tam an haritasında sadece belirli planetleri seçmek zorundayız, hepsini değil. Neden? Çünkü harita 6´da sadece belirli planetler Türkiye üzerinden geçiyorlar. Şimdi astrokartografik haritamızda 4 aday planetin (= Mars, Pluto, Jüpiter, Güneş) Türkiye için bir tehdit olup olmadıklarını araştıralım. Yani şu anda yapmamız gereken, o hatların sahibi planetleri TC haritası üzerinde aramak ve eğer Türkiye haritasında önemli noktalara karşılık geliyorlarsa, onları birincil değerlendirmek olmalıdır. Bakalım neler var:

1) Pluto: Bu gök cismi, 29 derece 12 dakikalık pozisyonuyla Türkiye Cumhuriyetinin Ay´ını tehdit ediyor. Bir hainlikten, halka (=Ay) verilen bir zarardan bahsetmek demek ki olası. Peki doğrudan TC´ye yönelik bir eylem midir? Olabilir, hatta belki de gizli kalmış, gün ışığına çıkmamış bir şeyler vardır.

2) Mars: Bu da aynı şekilde sadece Ay´ı tehdit ettiğinden yorum yukarıdakinden çok farklı değil.

3) Jüpiter: Jüpiter, Türkiye haritasında bir parça Güneş´e yakın ancak çok ön planda olmadığından kendisini, dolayısıyla hattını bir kenara bırakabiliriz.

4) Güneş: En önemli kartografik hat olarak karşımıza çıkıyor çünkü ilkin VII. evden Pluto´ya karşıt açı kuruyor ve VII. evde bulunuyor ki bu ev, defalarca tekrar edildiği üzere düşmanlara karşılık geliyor. İkincisi, yöneticisi Satürn de ülkenin ASC derecesine altmış derecelik açı kurarak onu baskı altında tutuyor. Dolayısıyla Güneş bu pozisyonuyla, Türkiye´nin (=ASC Pluto) düşmanları konumunda. Yani Türkiye´de, Türkiye´ye yönelik bir terör, bir eylem olacak – ki bunu zaten en başta Pluto karşıt Mars´la da idrak etmiştik – ve bu, yol ve/veya kısa yolculuklar alanında vuku bulacak (Satürn III´te) ve son olarak ta, Güneş´in geçtiği hatta bulunan herhangi bir kentte olacak. Ve işte Diyarbakır´a ulaştık.

Daha bitmedi. Şimdiki soru şudur: Elimizde en son Diyarbakır´dan da geçen Güneş IC hattı kalmıştı. Ama o hatta birçok kent var. Acaba olay hangisinde vuku bulacak?

Bunu tespit edebilmek için – sadece mantık yürütüyoruz – belki de hem kartografik haritada hem de ikametgâh haritasında öne çıkan kesişim noktalarını hesaba katmalıyız. Dolayısıyla şimdi bu haritayı konuk edelim:

Harita 8. Mars karşıt Pluto Tam An / Astrokartografi ve Yerleşim Merkezli Haritalar

Güneş IC hattıyla Ay, Uranüs, Satürn, KAD ve Neptün yerleşim merkezli harita hatları kesişiyor. Elde seçenek fazla olduğundan, en önemli olabilecek planetleri öne çıkarmak zorundayız. Bunun için de tekrar, daha önce detaylı incelemediğimiz Mars karşıt Pluto tam an haritasına dönelim ve o haritada, şimdi sözü geçen planetleri arayalım ve önemlerini belirleyelim:

Mars karşıt Pluto aksına dikkat edin. Bu aksı hangi cisim harekete geçiriyor? İki cismin gücünün kendisinde toplandığı üçüncü eleman hangisidir? Böyle bir karşıtlık kendisini hangi noktaya yansıtacak, gücünü hangisine akıtacak? Sonuçta bunun bir terör açılım haritası olduğuna dikkat edelim. Bu söylenenler hesaba katıldığında her iki cismin gücünün KAD ortak paydasında birleştiği rahatlıkla görülebilir; Mars üçgen ve Pluto da altmışlık açılarla gerilim noktasını kolaylıkla (=altmışlık ve üçgen = kolay akış) KAD´ye aktarıyorlar. İşte bu KAD´yi son haritada aradığımızda yine tek bir adresle karşılaşıyoruz: Diyarbakır.

Son olarak Diyarbakır patlama anı haritalarını da verelim:

Harita 9. Patlama Anı Diyarbakır + Türkiye Cumhuriyeti Haritaları

Öncelikle, yukarıda verilen harita 7 ile bu haritanın ne kadar benzeştiğine dikkat edin. İkinci olarak, her iki haritada da VII. evde bulunan Merkür hattının alttaki resimde görüldüğü üzere yine Diyarbakır üzerinden geçişi, sistemin ne kadar doğru çalıştığına ilişkin en sağlam kanıtlardan birisidir:

Harita 10. Astrokartografi (Patlama Anı Diyarbakır)

Ayrıca, belki biraz cesurca olacak ama, modern terörizm tarihini astrolojik anlamda WTC saldırısıyla başlatabiliriz gibime geliyor; sonuçta bu saldırı “Dünya´yı değiştiren gün” olarak hafızalara kazınmıştır ve terörizm tarihinde de daha büyük, daha çarpıcı başka bir olay da yoktur. Şimdi eğer bu haritayı terörizmin doğum tarihi olarak alacak olursak, hem Mars karşıt Pluto tam an ve hem de Diyarbakır´daki patlama anı haritalarını, WTC saldırısı haritası üzerine koyabiliriz:

Harita 11. WTC Saldırısı + Mars karşıt Pluto tam an + Diyarbakır Patlama

Mars karşıt Pluto tam an haritasında Uranüs, WTC saldırısı haritasında Satürn – Pluto karşıtlığını harekete geçiriyor. Ayrıca Jüpiter de KAD ile karşıt pozisyonda.

Diyarbakır´daki patlama anı haritasında ise Ay, WTC saldırısı haritasındaki Venüs´e tam kare pozisyonunda bulunuyor.

Bu son nokta yazıya tamamlayıcı bir teori olarak eklendi, dolayısıyla kesinliği üzerinde diğer olaylarla da bir sağlamaya gidilmeden konuşulması çok mümkün değil.

Bu kadar faktör biraya getirildi, yazılıp çizildi. Ancak çok çok önemli bir noktanın altını özellikle çizmek zorundayız: Burada amaç, bir olaya ilişkin öngörünün ne ölçüde sağlıklı ve doğru yapılıp yapılamayacağına ilişkindi. Ancak tüm bunlar dahi, bize göre gerek karmaşıklığı gerek tekrarlanabilirlik gibi çok önemli kıstaslara uymaması yüzünden, öngörünün olay öncesi birebir, bu kadar ince detayına kadar yapılabilmesine kanıt değildir. Böyle bir iddiada bulunmadık. Bugün bu yöntemlerle çözdüğümüz bir olay, yarın başka sistemlere ihtiyaç duyabilir. Bu durum, yaşamın olaylarının şöyle basitçe oluşuvermesinden değil, birbiri içine geçmiş onlarca faktörün eşzamanlı rollerinin birarada oynanmasından kaynaklanıyor.

Son olarak, Diyarbakır Yenişehir semtinde Mimar Sinan Caddesinde askeri personel servis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada 5 kişinin öldüğü ve 68 kişinin yaralandığı bu saldırıda hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, sevdiklerine baş sağlığı ve yaralananlara da acil şifalar diliyoruz.

7 Ocak 2008, 09:35:19, Viyana

NOT: Bu çalışma, Yahoo! Astroloji Grubunun değerli üyelerinin büyük emekleriyle oluşturuldu. Dolayısıyla ben de her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.


Dipnotlar:

(1): http://209.85.135.104/search?q=cache:Pl64mPW3nf8J:www.kadinlarkulubu.com/archive/diyarbakir-21-t19029/index.html+eski+diyarbakir+sur+yeni+diyarbakir+yenisehir&hl=de&ct=clnk&cd=9&gl=at&client=firefox-a

(2): Bu bilgiler Google´dan aranıp aktarıldı, dolayısıyla bir takım yanlışlıklar varsa ve sizler de bilgilendirirseniz, bu kısımlar tabi ki düzeltilecektir.

(3): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15235, Kayı

(4): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15218, Devrim Dölen

(5): Tr. İkametgâh horoskopu ve/veya yerleşim merkezli horoskop, Alm. Standorthoroskop. İkametgâh astrolojisi, astrokartografik yöntemlerin belki de en az bilineni ancak oldukça kullanışlı bir kolu olarak karşımıza çıkıyor. Kartografik astrolojinin bu türü, kişinin şu an bulunduğu yere göre çıkarılan bir horoskop türüdür ve bulunulan ikametten başlayarak, tüm planet hatları bölgeye ve ötesine yerleştirilir. İşte gök yönlerinin; evin, bulunulan yerin, kentin ya da ülkenin merkezine yerleştirilmelerine ve bunun da dışında, o belirli yönlerden geçen her bir planet hattının bir horoskop grafiğinde gösterilmesine “İkametgâh haritası/horoskopu” diyoruz. Buradaki en önemli nokta, bir ikametgâh horoskopunda doğum tarihi ve saatinin aynı bırakılması, ancak yerin, bulunulan yer bazlı alınmasıdır; örneğin İstanbul doğumluysak ancak şu anda Tokyo´da yaşıyorsak, o taktirde ikamet horoskobu Tokyo´ya göre, ama örneğin yine İstanbul´da yaşıyorsak İstanbul´a göre çıkarılır.
Konuya ilişkin detaylı bir makale daha sonra bu bloğa eklenecektir.


Local Space için Türkçe karşılık önerileri: Kayı ve Devrim Dölen.

„Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15297 ve 15298

(6): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15221, Altınay

(7): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15184, Hunterys

(8): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.: 15232, Altınay

(9): „Astroloji Grubu“, Mesaj no.:15198, Hunterys

(10): Devrim Dölen

7 Şubat 2007 Çarşamba

Ermeni yasası Fransa Meclisi'nden geçti

NOT: Konu güncel değil ama bu makaleyi daha önce yazmıştım, onun için eski de olsa buraya ekleyeyim.

Ermeni yasası Fransa Meclisi'nden geçti... İzliyoruz...
SAADET ORUÇ Paris DHA

FRANSA’da sözde Ermeni soykırımının inkarına hapis ve para cezası öngören yasa teklifi parlamentoda kabul edildi. Patrik Deveciyan’ın verdiği, bilim adamları ve tarihçilerin çalışmalarının yasanın yaptırımlarından muaf tutulmasına ilişkin değişiklik önergesi de reddedildi.

Fransa meclisi genel kurulu, Sosyalist Parti’nin sunduğu sözde Ermeni soykırımını reddetmenin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. Yasa teklifi 19’a karşı 106 oyla kabul edildi.

Teklifin yasalaşması için Senato’nun da onayı gerekiyor. Yasa teklifinin Senato’ya götürülme kararı ise hükümetin elinde bulunuyor.

Yasa teklifi, sözde soykırımı reddedenlere, bir yıla kadar hapis ve 45 bin avro para cezası verilmesini öngörüyor.
Kaynak: **: http://www.milliyet.com.tr/2006/10/12/son/sondun16.asp



Yasanın kabul anı haritası altta görülüyor.(1)

Haberin içeriğine bir göz atıldığında, olay konusu ile astrolojik konu arasında Akrep burcu yükseleni nedeniyle önemli bir bağ görünüyor ve ASC´deki Pluto´nun konumu da olayın “halklara sözde soykırım” içeriğiyle ilişkili olduğunu çok açık anlatıyor.

Bir ülkede sosyalist partiler genel olarak VI. evle ifade edilir. Bu evin yöneticisinin, dış politikayla ilişkili olan XI. evde konumlanmış ve güçlü pozisyonda olması, bir yandan Fransa´da sosyalist partinin bu yasada önemli bir söz sahibi olduğunu ve diğer yandan da yasanın dış politikayla ilişkili olduğunu gösteriyor. Yine, dış politikanın bir başka astrolojik göstergesi IX. evde Satürn (=yasa) pozisyonu da yasa ile dış politika bağlantısını daha da artırıyor. Sosyalist parti yöneticisi Venüs ile “adalet amaçlı yasa” konusuna karşılık gelen Güneş´in kavuşum yapması, bu konunun sosyalist partinin gözlerini kör ettiği ve sağlıklı düşünememesine sebep olduğu biçiminde yorumlanabilir. Ve bağlantılı olarak XII. evde ve Akrep´te konumlanmış Jüpiter´in [=soykırım konusuyla ilgili (=Akrep) kaybolan (=XII. ev) adaleti (=Jüpiter) arama], yine adalet kaynaklı yasa (=Satürn IX. evde) konusuyla olan kare açı görünümü de kararın gerisindeki dinamikleri açıklayabilir. Ancak Jüpiter´in Akrep´te ve özellikle de XII. evde olması, bu yasanın kabul edilmesinde bizlerin bilemediği ve çok derinlerde kalan, su yüzüne çıkmamış çeşitli art niyetlerin olduğunu da gösterebilir.

Olayın Türkiye haritasıyla ilişkili olarak incelenmesi (=Sinastri) belki daha fazla detay verebilir:


Sinastri - TC + Ermeni Yasası

Burada neredeyse mükemmel derecede astrolojik karşılığı olan bir pozisyonu görüyoruz; kararın çıktığı anda Ay´ın konumunun, Türkiye´nin XII. evindeki Ay´a hemen hemen ekzakt kavuşumu konunun ana çekirdeğine çok yerinde karşılık geliyor. Öncelikle karar anında Ay VIII. evde ve İkizler burcunda bulunuyor ve bu da ölümle, yok etmeyle ilişkili resmi tebliğ, resmi beyan anlamına geliyor. Bu pozisyonun bir de kararın I. evindeki Pluto´yla açısı, konuyu daha da güçlendirici rol oynuyor ki Pluto´nun kolektif anlamda gizlenen ya da saklanan olayları, organize suçları, ölüm ve yaşam gibi konuları temsil ettiğini biliyoruz.(2) Ay´ın XI. evdeki Mars´la üçgen konumu da, agresif bir yapının ya da yok etmeyle ilişkili olduğu öne sürülen bir konunun (=Mars) sosyal bir olay (=V. ev) olarak parlementoya (=XI. ev) getirilmesini anlatıyor. Şimdi böyle kökleri olan bir Ay´ı Türkiye haritasındaki Ay´a getirdiğimizde, konunun Türkiye´de izole edildiği ya da bilinçaltında kaybolduğu ya da unutulduğu veya skandala kurban gittiği (=XII. ev) iddia edilen halklarla (=Ay) ilişkili olduğunu çok rahat görebiliyoruz.

Karar anı haritasının MC´sinin (=hedef) Türkiye´nin IC´sine ne kadar yakın durduğuna da ekstra dikkat edelim; hedef, bu noktada bir ülkenin en derin köklerini meydana, su yüzüne çıkarma girişimi olarak algılanabilir. Bunun dışında çok daha çarpıcı bir bağlantı da Türkiye´nin VI. evine (=gündem, ülkenin rahatsızlığı, hastalığı, sorunları, meşgul oldukları) denk gelen Pluto´nun, IV ve XII. evleri kesen Merkür´le – ki bu evlerin anlamlarından daha önce bahsedildi – ekzakt altmışlık görünümüdür. Çok fazla birşey söylemeye gerek yok; izolasyonla, yok etmeyle ilişkili olduğu iddia edilen bir konu (=XII. ev, Pluto) ülkenin sancılarına (=VI. ev) ve karşıtlığa geçmesine neden olmuştur.

Son olarak olay anını astrokartografik olarak ta değerlendirdiğimizde, üzerinde yeterince konuştuğumuz Ay´ın Türkiye üzerinden geçtiğini görüyoruz; bu noktada Ay DSC hattının Ermenistan´a ne kadar yakın durduğuna da dikkat edelim. Bunun dışında Güneş, Mars ve Venüs hatları da yine Türkiye üzerinden geçmektedir ki bunların hepsi, kararın çıkış ya da yansıma noktalarının (tüm hatlar MC hatlarıdır) Türkiye´yle ilişkili olduğunu göstermektedir.


Dipnotlar

1: 12.10.2006, 11:40**, +02:00, Paris/FRANSA
**:http://www.milliyet.com.tr/2006/10/12/son/sondun16.asp
http://www.netgazete.com/24saat/default.asp
2: Burada olayların nasıl vuku bulduğu üzerine fikir beyanı değil, güncel bir konuya ilişkin olarak astrolojik analiz denemesi yapılmaktadır.



Nobel Ödülü Orhan Pamuk´un

NOT: Konu güncel değil ama bu makaleyi daha önce yazmıştım, onun için eski de olsa buraya ekleyeyim.

Nobel Edebiyat Ödülü Orhan Pamuk'un...
STOCKHOLM,(DHA)

DÜNYANIN en prestijli ödüllerinden Nobel Edebiyat Ödülü’nü bu yıl ünlü yazar Orhan Pamuk kazandı. Daha önceki senelerde de adı adaylar arasında geçen Orhan Pamuk, böylece Nobel’i kazanan ilk Türk olma başarısını gösterdi. [Nobel Edebiyat Ödülü jürisinden yapılan açıklamada Pamuk'un, kenti İstanbul'un melankolik ruhunu araştırma yolunda, kültürlerin çatışmaları ve birbirleriyle iç içe geçmesinde yeni semboller bulduğu belirtildi].*
Orhan Pamuk, çok mutlu olduğunu ve ödülü kazanmaktan kıvanç duyduğunu söyledi.
Ödülü kazandığını Amerika’da öğrenen Pamuk, İsveç gazetesi Svenska Dagbladet’in sorularını telefonla yanıtladı.
Gazetenin internet sitesinde çıkan habere göre Orhan Pamuk, "Çok mutluyum. Ödülü kazanmaktan büyük onur duydum. Ödülü almak için Stockholm’e geleceğim" dedi.
Ödül töreni 10 aralıkta Stockholm’de düzenlenecek.

Kaynaklar:
Milliyet,http://www.milliyet.com.tr/2006/10/12/son/sondun22.asp
*: http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=47183

Orhan Pamuk, insan hakları, düşünce özgürlüğü, demokrasi ve benzeri konulardaki düşüncelerini makaleler ve söyleşiler yoluyla aktarmaktadır. Yazar, Kürt sorunu ve Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili bazı sözleri nedeniyle yargılanmıştır.(1)

Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi, URL: http://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Pamuk

(1): Pamuk, Zürich “Tagesanzeiger” gazetesine yaptığı bir röportajda, Türk komutası altında 30.000 Kürt ile 1915 – 17 arasında 1 milyon Ermeni´nin öldürüldüğünü söylemiş ve bu nedenle de kendisine 2005 Aralık ayında “Türklüğü alenen aşağılamak” suçundan dava açılmıştır ancak dava daha sonra düşmüştür.



En sonunda bir Nobel ödülü Türkiye´ye de ulaşabildi. Bu, her ne kadar uluslararası bir haber olsa da yine de Türkiye için özel bir anlamı olduğundan, onu “Türkiye” bölümünde değerlendirmeyi uygun bulduk. Haberi astrolojik olarak yorumlayalım: İlk olarak Nobel edebiyat ödülünün açıklanış anında göklerin pozisyonuna bakmak yerinde olacaktır.

Nobel Edebiyat Ödülü / Açıklanış Anı haritasını yanda görüyorsunuz.(1)

İlk olarak dikkat çeken haritanın yükselenindeki Pluto. Mundan astrolojide Pluto kolektif bilinçaltına karşılık gelir ve bu da, onun ödülün verildiği andaki önemini vurguluyor. “İstanbul´un melankolik ruhunun araştırılması yolunda, kültürlerin çatışmaları ve iç içe geçmeleri konusunda yeni semboller” de, arındırma ve çatışma gibi kavramları rahatlıkla açıklayabilen Pluto´nun konuları anlamında düşünülebilir. İkinci olarak, Pluto´nun I. evdeki pozisyonu, halklardan arındırma, baskı ve sözde soykırım gibi sözleri söyleyen Pamuk´a ödülün gideceğini de ekstra belirtebilir. Öte yandan Ay´ın Yengeç´e yeni girmiş olması da, Yengeç yükselenine sahip bir ülke olan Türkiye´yle ödülün ilişkisini açıklayabilir. Tabi ki olay anı haritalarına bakarak, en fazla ödülün karakteri ile ilişkili ipuçları yakalayabiliriz. Dolayısıyla daha ayrıntılı açıklamalar için bir sinastri haritası çıkartmak yerinde olur:


Sinastri – TC / Nobel edebiyat

Ödülün ilan edildiği anın haritasında Pluto´ya dikkat edilmesi gerektiğini söylemiştik. Sinastride ise bu durum daha bir keskin ortaya çıkıyor; Pluto´nun ASC´yle birlikte TC´nin VI. evine düşen pozisyonu – ki bu pozisyon “ülkenin üretimi” anlamında tabi ki değerlendirilebilir – ve onun ülkenin Merkür´üyle ekzakt altmışlık açısı, aynı zamanda edebiyat anlamında da değerlendirilebilir. Altmışlık açıyı kuran cismin Pluto olması da, ödülün “halklardan arındırma” gibi bir özgeçmişi bünyesinde taşıyan bir tematiğe sahip olduğunu gösteriyor. Öte yandan, ödül haritası TC´nin V. evini yani sosyal olaylar ve spekülasyon ikametini tetikliyor ki burada konumlanmış Jüpiter´in de ülkenin III. evindeki Neptün´le kare açısı, düşünsel alanda bir spekülasyonun, bir hayalin gerçekleşmesine ve bundaki şans faktörüne işaret ediyor. Ödül haritasındaki Jüpiter sadece Neptün´e değil aynı zamanda Venüs´e de açı kuruyor ve dolayısıyla da Venüs – Uranüs arasındaki üçgen açı aktüel hale geliyor. Bu da devrim niteliğindeki spekülasyon olarak açıklanabilir çünkü bu ödül Türkiye için bir ilktir. Öte yandan yine çok önemli olarak, ödül haritasında MC´de pozisyonlanmış Merkür´ün TC´nin yine V. evine düşmesi ve ASC´deki Pluto´ya üçgen açı kurarak Uranüs´ü etki altında bırakması, Türkiye´nin böyle spekülatif devrimsel nitelikte bir ödüle sahip olacağını ve plutonik konuların da vurgulanacağını gösteriyor. Ödül haritasında MC´de ve XI. evde bulunan astrolojik yoğunluğun Türkiye´nin V. evini ne kadar etki altına aldığını da söylemeden geçmek yerinde olmaz; MC mundan astrolojide ulusal itibar ve XI. ev de idealler, dilekler ve istekler anlamına gelmektedir.

Yukarıda ödülün kartografik haritasını da görebilirsiniz; Merkür MC hattının Türkiye üzerinden, Ankara´nın hemen dibinden geçmesi tabi ki tesadüf değil.

Dipnotlar

1: 12.10.2006, 13:00**, +02:00, Stockholm /İSVEÇ
**:http://.almaz.com/nobel/2006-prizes.html
http://www.opb.org/programs/program.php?id=49

28 Ocak 2007 Pazar

Bir Anketin Düşündürdükleri

Yakından takip edildiği üzere Hürriyet gazetesi 25 Ocak 2007 tarihinde, Türkiye´nin belki de en ilginç anketine imzasını attı. Bu anket, ülkenin gelmiş geçmiş en büyük anketi oldu (463.068 kişi) ve bu yüzden de sonuçlarını, başlangıç haritasından yola çıkarak yorumlamak istiyorum.

İşin aslı, ankete katılımın daha çok öğrenci kısmından ya da eğitimli kesimden olduğunu varsayabiliriz çünkü internet üzerinden yürütülen bir anketti. İşin tartışmasını yapacak olanlar bizler değiliz ve bu yüzden de direkt astrolojik yoruma geçiyorum. Öncelikle sonuç grafiklerini aktaralım:








Hürriyet´in o günkü haberine göre anketin doğum verileri de elimizde bulunuyor:

Anket,*
25.01.2007,
12:11,
İstanbul


Anket Haritasının Analizi

Daha ilk bakışta Türkiye´nin bu en büyük katılımının VII. evde konumlanmış Jüpiter´le simgelendiğini görüyoruz; genişlemeci planet Jüpiter, kendi doğasını en iyi yansıtabileceği ikametlerden birinde, Yay´da konumlanmış ve bu da onun, anketin „karşı taraf“tan (=VII. ev) kolay alıcı bulduğunu gösteriyor. Ne var ki Jüpiter, aynı zamanda VIII. evin de sahibi ve bunu da anket katılımcılarının genel olarak milliyetçi çizgiyi öne çıkardıkları biçiminde yorumlamak yanlış olmaz ki anket sonuçları da zaten bu duruma işaret ediyor.

Gayet ilginç olan bir başka husus da, Hrant Dink ile anketin yükselen burçlarının hem aynı burç olmaları ve hem de derecelerinin birbirlerine çok yakın durmaları. Bu durum aslında anlaşılmayacak birşey değil çünkü ankete sebep olan, bilindiği üzere Dink´in öldürülmesinin akabinde gerçekleşen cenaze töreninde kullanılan „Hepimiz Ermeniyiz!“ pankartıydı. Yükselen burçla kişi ya da olay kendisini dışarıya tanıtır ve buradan hareketle de her iki olay birbirlerine eşdeğer bir görünüm çizerek kendilerini bu şekilde ifade etmiş oldular.

Anketin hümanizmini ve toleransa ne kadar yakın olduğunu, IX. evi yönetmesi sebebiyle Satürn gösteriyor. Bu evi Satürn gibi Jüpiter´e karşıt özellikleri bünyesinde barındıran bir planetin temsil etmesi zaten çok hoş değil ve Satürn, bunun üzerine bir de MC´deki Venüs, VIII. evdeki Pluto ve XII. evdeki Ay´la kurulan uçurtma kalıbının bir kolu olarak karşımıza çıkıyor.

Satürn aynı zamanda başka bir anlamın, yani din mevzusunun da yöneticisi ve bu durum da anketin ana sorularından birisini oluşturuyor. IX. evin Satürn tarafından yönetiliyor olması, anketin „Hrant Dink için Fatiha okunur mu okunmaz mı?“ biçiminde yöneltilen sorularından birine neden „Hayır!“ cevabının çıktığını açıklıyor. Dinin kısıtlayıcı olduğunun düşünülmesi ya da daha iyi bir ifadeyle dinler arası hoşgörüsüzlük (tabi ki sadece bu ankete ve bu zamanın kalitesine uygun olarak söylüyorum), Aslan burcunda ne yapacağını bilemeyen, enerjisini sadece bölük pörçük aktarabilen bir Satürn olarak kendisini göstermiş oldu. Satürn´ün kendisinin bağlı olduğu uçurtma kalıbı da, anketin bu sorusuna verilen cevabın kesin ve net bir dili ve tek bir anlamı olduğunu da ayrıca belgeliyor; uçurtma kalıbının enerjisi, olayın kendisi doğru da yanlış da olsa kendisiyle çelişkiye düş(e)meyen bir enerjidir.

Bu anketin en önemli aktörü olan uçurtma kalıbı ve iştirakçilerinin, tüm bir haritanın ana iskeletini oluşturduğunu görmek de zor değil; IV – VIII – MC ve XII. evler arasında olan bir bağlantı, gizli ve tabu olan bir sorunun (=IV, VIII ve XII. evler) güzel bir şekilde dışarıya çıkış bularak (=MC) kendi kalıbı ve kabuğunu kırdığına (=MC) işaret ediyor.

Bunun dışında haritanın VIII. evinin sahip olduğu güce de ekstra değinilebilir; ASC yöneticisi Venüs´ün VIII. evdeki Pluto´yla altmışlık açısı, anketin hangi konu ile ilişkili olduğunu gayet açık gösteriyor.


Sinastri I – Anket/TC

Her iki haritayı karşılaştırdığımızda da yine oldukça ilginç sonuçlara ulaşmak mümkün oluyor. Öncelikle, her iki haritanın Ay´larının birbirine uyumu söz konusu ve bunu da anketin Türkiye´deki çeşitli etnik kökenlerle ilişkisi olarak yorumlayabiliriz. Öte yandan aynı Ay´ın Türkiye´nin Merkür/Satürn kavuşumuna uyumsuz etkisi, belki de anketin istenilen ölçüde bir sonuca ulaşamadığını gösterebilir, çünkü görüldüğü üzere özellikle Satürn Türkiye´nin inanç sistemlerini yönetici pozisyonda. Bunun dışında hem Türkiye´nin ve hem de anketin radikslerinin inançlara yaklaşımının aynı planet tarafından ifade edilişi de, genelde her iki kuruluş haritası arasındaki enerjisel ortaklığa işaret ediyor.

Uranüs´ün MC pozisyonu ve Türkiye´nin Pluto´suna üçgen açı kurması, ülkenin daha çok karanlık taraflarının aktive edilmesi anlamına geliyor ve anketin MC´deki planetsel yoğunluğunun TC haritasında VIII. eve düşmesi de genel olarak tabu konularının ön plana çıkmasına neden oluyor. Anket haritasının açısız planeti yücelmiş Mars´ın (gerçi bir parça geniş bir tolerans değeri kullanılırsa açısız değil), Türkiye radiksinde zayıf Mars´a kare açıyla isabet etmesi de, bu anketin Türkiye Cumhuriyeti'nin en iç değerlerini tetiklediğine, dinamiklerini harekete geçirdiğine ve birtakım konuların tekrar tartışma masasına yatırıldığına güzel bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca bu anket, ülkeye daha çok düşmanca yaklaşmak niyetinde olan kişilerin ya da kurumların da elinde iyi bir silah haline dönüşebilir ki, bunu da VII. evdeki Mars´ın Yengeç ASC´sine kurduğu karşıt açıdan anlayabiliyoruz.


Sinastri II – Anket/Hrant Dink

Her iki haritanın yükselen burçlarının birbirlerine çok yakın olmalarına yukarıdaki satırlarda değinmiştik. Bunun dışında anketin XII. ev Ay´ı, Dink´in haritasında III. evdeki Jüpiter´i uyumsuz açılıyor ki bunu da anketin, Hrant´ın düşünce ve fikirlerine uygun olabilecek bir sonucu ortaya çıkaramadığına güzel bir sembolik olarak düşünülebiliriz.

Anketin ASC´si, Dink´in haritasındaki Venüs-Satürn karşıtlığını kendisinde toplayarak bir T-kareye sebebiyet veriyor ve bu da, genel anlamda Dink´in özel hayatı ve amaçlarının ankete tam olarak yansıyamadığını belirtiyor.

Tabi ki haritalar arasında daha çok belirteçler var; örneğin birbirleri üzerine denk gelen Mars´lar ya da MC-Güneş kavuşumu gibi. Ancak temel olan açıları burada sıralamaya çalıştım.


Dipnotlar:

*: http://groups.yahoo.com/group/veribankasi/message/224